SONBAHARA GİRİŞ: İKİNDİ VAKTİ VAAZI
Tarih: 22.09.2012 Cumartesi
Euzubillahi mineşşeytanirracim, Bismillahirrahmanirrahim
"Görmedin mi? Biz, şeytanları kafirlerin üzerine gönderdik; onları kışkırtıp duruyorlar. Onlar hakkında acele etme. Biz onlar için günlerini bir bir sayıyoruz." (Meryem Suresi, 83-84) "Bana ve anne-babana şükret; dönüş ancak Banadır." (Lokman Suresi, 14)
Açılış Duası: Allah’ım; merhamet sahibi Hz. Muhammed’e ve Hz. İbrahim’e, sadıklardan olan efendilerimize, şifa dağıtan rehberlerimize ve zamanın manevi önderi Hz. Mehdi’ye salat ve selam eyle. Onların ehlibeytine ve yolundan gidenlere rahmetinle muamele et.
"Cennet dedikleri birkaç huri, birkaç köşk; sen ver onları isteyenlere, bana seni gerek seni." Yunus Emre Hazretleri'nin bu sözü, bugün anlatacaklarımızın özüdür. Maksadımız sadece şekil değil, şeklin arkasındaki hakikattir.
Namazda El Bağlamanın Sırrı ve Fıtratlar
Müslümanlar arasında namazda el bağlama şekillerinin farklı olması (Hanefi, Maliki, Şafi ve Hanbeli mezhepleri), sadece bir şekil farkı değil, aynı zamanda mizaç ve fıtratların bir yansımasıdır.
Hanefi Fıtratı: Hanefiler ellerini göbek hizasında bağlarlar. Bu mizaç, uysal ve insanlığa hizmet eden (sütü, eti, derisi faydalı olan) varlıkların saflığını temsil eder. Nefsin sınırlarını korumak ve aşırılığa kaçmamak için eller bu merkezde tutulur.
Şafi ve Maliki Fıtratı: Bu mizaçta olanlar daha atak ve dinamiktir. Namazda ellerini göğüs hizasına kaldırıp yanlara salmaları, manevi bir uyanışı ve her an harekete hazır bir feraseti temsil eder. Bu fıtrat, küçük ama maharetli varlıkların (karınca, arı gibi) azmini taşır.
Hanbeli Fıtratı: Ellerini göbek altına salan bu mizaç ise, sabırlı ve yük taşıyan, menzili uzak olan (at, deve gibi) vakar sahibi kimseleri temsil eder. Onların tefekkürü derin, sabrı uzundur.
Mezhep Seçimi ve Şuurlu İbadet
Namazda el bağlamak, içimizdeki karanlığı (zulmeti) dağıtmak ve bir sınır belirlemek içindir. Kişi sadece "anam babam böyleydi" diyerek değil, kendi manevi mizacını (cibilliyatını) tanı(Zeker) mezhebine ve ibadetine sarılmalıdır.
Kimi insan süt, peynir veren uysal bir fıtrattadır (Hanefi misali).
Kimi bal yapan, çalışkan bir arı gibidir (Şafi misali).
Kimi ise sabırla yük taşıyan bir kervan gibidir (Hanbeli misali).
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) her mizaçtan insanı kabul etmiş, onları kendi fıtratlarına göre irşad etmiştir. Önemli olan, taklidî imandan tahkikî (gerçek ve şuurlu) imana geçmektir. Namazı sadece bir hareket, orucu sadece bir perhiz olarak görenler manevi derinlikten mahrum kalırlar.
Sonbaharın Hikmeti ve İkindi Namazı
Mevsimlerin değişimi, ömrün değişimi gibidir. İlkbahar ve sonbahar ibadetleri daha ecirlidir. Özellikle İkindi Namazı (Salât-ı Vusta), ömrün sonbaharını temsil eder.
Kırk yaş, insanın manen kemale erme vaktidir. Bu yaştan sonra hala nefsinin peşinde koşanların hali sonbaharda solan yapraklara benzer.
Sonbaharda günler kısaldığı için ikindi vakti çabuk geçer. Bu vakti kollayan ve namazını muhafaza edenlere hem dünya hem ahiret azığı verilir.
Rıza ve Kanaat
Herkes fıtratına göre bir meslek ve yol seçmelidir. "Oğlum doktor olsun, hakim olsun" demekle olmaz; önce o fıtratın tohumunu ekmek gerekir. Başkasının zenginliğine veya makamına haset ederek iş yapmak, kişiyi zarara uğratır. Önemli olan, Allah'ın senin için takdir ettiği fıtratı bulup ona rıza göstermektir.
Mehdi Cemaati ve Seçicilik
Ahir zamanda Hz. Mehdi’ye tabi olanlar, sadece şeklen değil, kalben de temiz olmalıdır. Geçmişte bazı büyük imamlarımız (Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali) merhametlerinden dolayı münafıkları ayıklamamış ve onların eliyle şehit edilmişlerdir. Ancak Mehdi (a.s.) seçicidir; safına münafıkları ve iki yüzlüleri almaz. O’nun askerleri, Yunus gibi "Bana Seni gerek Seni" diyen, özü sözü bir olan kimselerdir.
Bu haftaki sünnetimiz: İyilik tohumları ekmek, yol kenarlarına meyve ağaçları dikmektir. Yani arkamızda, bizden sonra gelenlerin faydalanacağı kalıcı hayırlar bırakmaktır.
Allah, bu yolda gayret eden son askerlerin amelini zayi etmesin.
El-Fatiha maassalavat.
Başağaçlı Raşit Tunca Kar©glan
Tarih: 22.09.2012 Cumartesi
Euzubillahi mineşşeytanirracim, Bismillahirrahmanirrahim
"Görmedin mi? Biz, şeytanları kafirlerin üzerine gönderdik; onları kışkırtıp duruyorlar. Onlar hakkında acele etme. Biz onlar için günlerini bir bir sayıyoruz." (Meryem Suresi, 83-84) "Bana ve anne-babana şükret; dönüş ancak Banadır." (Lokman Suresi, 14)
Açılış Duası: Allah’ım; merhamet sahibi Hz. Muhammed’e ve Hz. İbrahim’e, sadıklardan olan efendilerimize, şifa dağıtan rehberlerimize ve zamanın manevi önderi Hz. Mehdi’ye salat ve selam eyle. Onların ehlibeytine ve yolundan gidenlere rahmetinle muamele et.
"Cennet dedikleri birkaç huri, birkaç köşk; sen ver onları isteyenlere, bana seni gerek seni." Yunus Emre Hazretleri'nin bu sözü, bugün anlatacaklarımızın özüdür. Maksadımız sadece şekil değil, şeklin arkasındaki hakikattir.
Namazda El Bağlamanın Sırrı ve Fıtratlar
Müslümanlar arasında namazda el bağlama şekillerinin farklı olması (Hanefi, Maliki, Şafi ve Hanbeli mezhepleri), sadece bir şekil farkı değil, aynı zamanda mizaç ve fıtratların bir yansımasıdır.
Hanefi Fıtratı: Hanefiler ellerini göbek hizasında bağlarlar. Bu mizaç, uysal ve insanlığa hizmet eden (sütü, eti, derisi faydalı olan) varlıkların saflığını temsil eder. Nefsin sınırlarını korumak ve aşırılığa kaçmamak için eller bu merkezde tutulur.
Şafi ve Maliki Fıtratı: Bu mizaçta olanlar daha atak ve dinamiktir. Namazda ellerini göğüs hizasına kaldırıp yanlara salmaları, manevi bir uyanışı ve her an harekete hazır bir feraseti temsil eder. Bu fıtrat, küçük ama maharetli varlıkların (karınca, arı gibi) azmini taşır.
Hanbeli Fıtratı: Ellerini göbek altına salan bu mizaç ise, sabırlı ve yük taşıyan, menzili uzak olan (at, deve gibi) vakar sahibi kimseleri temsil eder. Onların tefekkürü derin, sabrı uzundur.
Mezhep Seçimi ve Şuurlu İbadet
Namazda el bağlamak, içimizdeki karanlığı (zulmeti) dağıtmak ve bir sınır belirlemek içindir. Kişi sadece "anam babam böyleydi" diyerek değil, kendi manevi mizacını (cibilliyatını) tanı(Zeker) mezhebine ve ibadetine sarılmalıdır.
Kimi insan süt, peynir veren uysal bir fıtrattadır (Hanefi misali).
Kimi bal yapan, çalışkan bir arı gibidir (Şafi misali).
Kimi ise sabırla yük taşıyan bir kervan gibidir (Hanbeli misali).
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) her mizaçtan insanı kabul etmiş, onları kendi fıtratlarına göre irşad etmiştir. Önemli olan, taklidî imandan tahkikî (gerçek ve şuurlu) imana geçmektir. Namazı sadece bir hareket, orucu sadece bir perhiz olarak görenler manevi derinlikten mahrum kalırlar.
Sonbaharın Hikmeti ve İkindi Namazı
Mevsimlerin değişimi, ömrün değişimi gibidir. İlkbahar ve sonbahar ibadetleri daha ecirlidir. Özellikle İkindi Namazı (Salât-ı Vusta), ömrün sonbaharını temsil eder.
Kırk yaş, insanın manen kemale erme vaktidir. Bu yaştan sonra hala nefsinin peşinde koşanların hali sonbaharda solan yapraklara benzer.
Sonbaharda günler kısaldığı için ikindi vakti çabuk geçer. Bu vakti kollayan ve namazını muhafaza edenlere hem dünya hem ahiret azığı verilir.
Rıza ve Kanaat
Herkes fıtratına göre bir meslek ve yol seçmelidir. "Oğlum doktor olsun, hakim olsun" demekle olmaz; önce o fıtratın tohumunu ekmek gerekir. Başkasının zenginliğine veya makamına haset ederek iş yapmak, kişiyi zarara uğratır. Önemli olan, Allah'ın senin için takdir ettiği fıtratı bulup ona rıza göstermektir.
Mehdi Cemaati ve Seçicilik
Ahir zamanda Hz. Mehdi’ye tabi olanlar, sadece şeklen değil, kalben de temiz olmalıdır. Geçmişte bazı büyük imamlarımız (Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali) merhametlerinden dolayı münafıkları ayıklamamış ve onların eliyle şehit edilmişlerdir. Ancak Mehdi (a.s.) seçicidir; safına münafıkları ve iki yüzlüleri almaz. O’nun askerleri, Yunus gibi "Bana Seni gerek Seni" diyen, özü sözü bir olan kimselerdir.
Bu haftaki sünnetimiz: İyilik tohumları ekmek, yol kenarlarına meyve ağaçları dikmektir. Yani arkamızda, bizden sonra gelenlerin faydalanacağı kalıcı hayırlar bırakmaktır.
Allah, bu yolda gayret eden son askerlerin amelini zayi etmesin.
El-Fatiha maassalavat.
Başağaçlı Raşit Tunca Kar©glan
Portal
Forum
Search
Community 
Forum Statistics
Forum Team
Calendar
Members
