Thread Rating:
  • 1 Vote(s) - 2 Average
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Korkulan Son: Kıyamet
#1
RasitTunca-3 
Korkulan Son: Kıyamet

21.08.2013 Çarşamba

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

فَأَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوَىٰهَا قَدْ أَفْلَحَ مَن زَكَّىٰهَا وَقَدْ خَابَ مَن دَسَّىٰهَا كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِطَغْوَىٰهَآ إِذِ ٱنۢبَعَثَ أَشْقَىٰهَا

Eûzü billâhi mineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.

Fe elhemehâ fucûrahâ ve takvâhâ. Kad efleha men zekkâhâ. Ve kad hâbe men dessâhâ. Kezzebet semûdu bi tagvâhâ. İzinbease eşkâhâ. Fe kazzebûhu fe akarûhâ fe demdeme aleyhim rabbühüm bi zenbihim fe sevvâhâ. Ve lâ yehâfu ukbâhâ.

Sadakallahülazîm. (Şems Suresi'nden ayetler)

Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin Şemsil Kâinât.
Allahümme salli alâ âlihi ve sahbihî ecmaîn.

Yolculuğumuza başlıyoruz.

Bugün, korkulan sonu, kıyameti ve onun alametlerini anlamaya çalışacağız. Şems Suresi'nde geçen bazı ifadeler, bizlere varlıkların bir bir bu fani âlemden alınıp baki âleme göç edişinin ipuçlarını vermektedir. Tıpkı Meryem Ana'nın ölümünün ardından Avrupalıların "Maria Himmelfahrt" yani "Meryem'in Göğe Yükselişi" demeleri gibi, her şeyin bir yükseliş, bir vefat anı vardır.

Kur'an-ı Kerim'deki surelerin sıralaması ve ayetler, ilahi bir düzenin işaretleriyle doludur. Örneğin, Kadir Suresi'nde "bin aydan hayırlı" olduğu bildirilen gece, bazı tefekkürlere göre semavi cisimlerin hareketleriyle de ilişkilendirilebilir. Nuh Aleyhisselam'ın kavminde bin seneden elli yıl eksik kalması gibi ifadeler, zamanın göreceliğine ve ilahi takdirin büyüklüğüne işaret eder. Kıyamet Suresi de, kıyametin kopuş anını ve yeniden dirilişi haber verir.

Şems Suresi'nin sonlarındaki ifadeler, adeta birer sembol olarak yorumlanabilir. Önce güneşin (şems) son hidrojeninin tükenmesi, ardından ayın (kamer) yani ona bağlı olanların, sonra da diğer yıldızların bir bir sönmesi... Bu, manevi bir sönüşü, iman nurunun azalışını da simgeleyebilir. Peygamber Efendimiz (sav) bir hadisinde "Güneş kaybolursa Ay'ı arayın, Ay da kaybolursa iki yıldızı arayın" buyurarak, iman edilecek hakikatlerin birbiri ardınca kaybolabileceğine işaret etmiştir.

Neticede, her canlı gibi her yıldızın da bir ömrü vardır. Güneş'in hidrojeni tükendiğinde söneceği gibi, manevi güneşimiz olan iman da, onu besleyecek salih ameller ve ihlaslı kullar kalmayınca sönebilir. Peygamber Efendimiz (sav)'e ve onun ehl-i beytine, yolunu takip edenlere salat ü selam getirmek, bu manevi güneşi canlı tutmanın bir yoludur. Onun son dalları olarak nitelendirebileceğimiz mehdi ve salih kullar var oldukça, iman nuru da dünyayı aydınlatmaya devam eder.

Ölüm vakti geldiğinde, Ölüm Meleği (Azrail) canı kabzeder, ama canı asıl alan Allahu Teâlâ'dır. "O'ndan geldik, O'na döneceğiz."

Peygamber Efendimiz (sav) bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: "Allah'ın rızasını dileyerek 'Lâ ilâhe illallah' diyen kimseye Allah, cehennemi haram kılmıştır." Yani, samimiyetle ve sadece Allah'ın rızasını gözeterek bu kelime-i tevhidi söyleyen, cehennem azabından korunacaktır.

Öyle ise gelin ey insanlık! "Ben İsa ümmetiyim", "Ben Musa ümmetiyim" diyenler, hiç olmazsa "Lâ ilâhe illallah" deyin, bu da kurtuluşunuza vesile olsun. Tarihte, müşriklerle yapılan anlaşmalarda Peygamberimiz (sav), onların "Muhammedün Resulullah" ifadesini kabul etmemelerine, sulh olsun diye müsamaha göstermiştir. O, kendini tanımayanlara, dinlemeyenlere bile tahammül etmiş, yeter ki barış ve huzur olsun demiştir. Fakat imanın şartı altıdır; peygamberlere iman dördüncü şarttır. Musa'yı kabul edip İsa'yı kabul etmemek imanda bir eksikliktir. İsa'yı kabul edip Muhammed'i kabul etmemek de öyle. Buna rağmen Peygamberimiz (sav), kendisinin Allah'ın Resulü olduğunu kabul etmeyenlerle dahi anlaşma yapmış, onların kabul ettiği şekilde yazdırıp mühürlemiştir.

Bu durum, zamanla imanda azalma olacağının da bir işaretidir. Tıpkı bir ağacın önce meyve vermez, sonra çiçek açmaz, en sonunda da yaprak vermez olup kuruması gibi. Kuruyan dal, sobalık odun olur. İşte iman da böyle zayıflayacak; önce Peygamber'e iman zayıflayacak, sonra onun izindekilere iman, derken iman o kadar zayıflayacak ki, öldükten sonra dirilmeye iman dahi kaybolacak. Bu, tohum vermeyen ağaçların, çekirdeksiz meyvelerin çoğalması gibidir. Tohum olmayınca yeni nesil nasıl devam edecek? İşte böyle bir zamanda, çocuğu olmayan Zekeriya'ya Yahya'yı veren Allah'a iman etmek, insanı kurtaracaktır. Bu çağın alametleri belirmeye başlamıştır.

Bir vaazımızda, gergedanın son damla menisini alıp suni yollarla gergedan dünyaya getiriyorlar demiştik. İnsanoğlu, annesiz babasız dölleme, klonlama yöntemleriyle hayvan, meyve, hatta çocuk meydana getirmeye çalışıyor. Böylece bütün bağlarını, geçmişinden, yaratılış gayesinden koparıyor. Bağlarını koparan, soyunu kendi elleriyle kurutan insanoğlu, elbette Adem'i de, Muhammed'i de inkâr eder. Çünkü artık manevi bağlarını koparmıştır. Bağını koparan dananın sonu kasapta et olmaktır. İşte insanoğlu da, kaynayan kazanda yanıp kavrulan dünyada, pişen ete dönüverir. Göz göre göre gidilen bu son, görünen köy kılavuz istemez.

Rabbim, korkulan sonun, kıyametin şiddetinden inanan mümin kullarını emanında muhafaza eylesin.

El-Fâtiha.

21.08.2013 Carsamba

Kar©glan
Başağaçlı Raşit Tunca

Original Kar©glan





Signing of Hamdullah

Hamdullah Sunar
Smileys-2
Reply


Forum Jump:


Users browsing this thread: 1 Guest(s)