Thread Rating:
  • 0 Vote(s) - 0 Average
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
KANAAT EN BÜYÜK ZENGİNLİKTİR
#1
RasitTunca-4 
KANAAT EN BÜYÜK ZENGİNLİKTİR

Tarih: 20.10.2012 Cumartesi

Euzubillahi mineşşeytanirracim, Bismillahirrahmanirrahim

    "...Bütün işler Allah’a döndürülür." (Enfâl Suresi, 44. Ayet) "...Allah’ı çokça zikredin ki kurtuluşa eresiniz." (Enfâl Suresi, 45. Ayet)

"El-hâlü lâ yu’refu bil-kâl" (Hal, söz ile bilinmez; ancak yaşanarak idrak edilir.)
Nefis Mertebelerinde Yolculuk: Mülhime'den Mutmainne'ye

Manevi yolculuğumuz, Nefs-i Mülhime (ilham alan nefis) makamından Nefs-i Mutmainne (huzura ermiş nefis) makamına geçiş çabasıdır. Mülhime makamındaki bir mümin, tıpkı Yunus Emre’nin Taptuk Emre dergâhına "Eğri odun yakışmaz" diyerek sadece dosdoğru odunları taşıması gibi, hayatında da her zaman doğruyu, helali ve güzeli seçmeye çalışır.

Bu makamda kişinin kalp gözü hafifçe aralanır. Karşılaştığı her hadisenin "pozitif" (Rahmani) mi yoksa "negatif" (nefsani/şeytani) mi olduğunu sezmeye başlar. Eğer kişi hep hayrı ve doğruyu seçerse Mutmainne makamına doğru yükselir; şayet nefsinin arzularına ve kötülüğe meylederse Nefs-i Emmare'ye (kötülüğü emreden nefis) geri düşer.
Manevi Mıknatıs ve İmtihanlar

Tasavvufi bir bakışla, müminin kalbi pozitif yüklü bir merkez gibidir. Ancak bu dünyada cennete giden yol çile, hastalık ve musibetlerle çevrilidir. Bir mümin doğru yolu bulduğunda, nefsine ve şeytana ait "negatif" unsurlar adeta bir mıknatısın demir tozlarını çekmesi gibi onun üzerine hücum eder. Şeytan, mülhime makamındaki kişiyi yoldan çıkarmak için haramı helal gibi gösterir, hırsızlığı veya yalanı kolaylaştırır.

Eğer mümin, ne kadar zor durumda kalırsa kalsın hırsızlık yerine dürüstlüğü, haram yerine helali seçerse, üzerine gelen o ağırlıkları (negatif yükleri) imanıyla eritir ve manen hafifleyerek yükselir. Fakat nefsine yenik düşerse, bu hatalar bir "kara delik" gibi onu karanlığa ve dibe doğru çeker.
Sağdan Yaklaşan Tehlike: Dünya Hırsı

Şeytan bazen insanı kötülükle değil, "iyilik" maskesi altında dünya hırsıyla kandırır. İnsana dokunduğunu altına çevirme hırsı verir. Kişi paraya tapmaya başladığında kıldığı namazdan, tuttuğu oruçtan, hatta kestiği kurbandan bile dünyevi bir kâr bekler hale gelir.

Günümüzde ibadetleri bir kazanç kapısına çeviren "yardım simsarları" ortaya çıkmıştır. "Şu kadar paraya kurban kesiyoruz" diyerek insanların saf niyetlerini suistimal edenler, aslında ibadeti ticarete alet etmektedirler. Müslüman uyanık olmalıdır; verdiği hayrın nereye gittiğini, kime hizmet ettiğini ferasetiyle tartmalıdır. Hayır yapıyorum derken, farkında olmadan şerre destek olmamalıdır.
Akıl Baliğ Olmak ve Manevi Olgunluk

İnsanın manen "akil baliğ" olması, sadece yaşla değil, hayır ile şerri birbirinden kesin olarak ayırt edebilmesiyle ölçülür. Tıpkı Hz. Enes'in çocukken bir işe daldığında Efendimiz'in (s.a.v.) ona anlayışla yaklaşması gibi, manen çocuk mesabesinde olan müminler de dünya oyunlarına dalabilirler.

Kendi hayatımdan bir örnek vereyim: İlkokul yıllarımda bir gün okul çıkışı kahvehanedeki bir filme dalıp akşamın nasıl olduğunu fark etmemiştim. Ailem beni sokak sokak aramış, endişelenmişti. Eve televizyon alınınca artık dışarıdaki o oyalayıcı şeylere ihtiyacım kalmadı. İşte maneviyat da böyledir; bir mürşid-i kâmil veya manevi bir nur kalbe girdiğinde, insan artık dışarıdaki sahte parıltılara ve nefsi oyunlara dönüp bakmaz.
Peygamberlerin ve Evliyanın Yolu

İslam'ın temsil görevi, önce peygamberlere, sonra onların ashabına, evliyaya ve nihayetinde şuurlu müminlere emanettir. Gökyüzündeki yıldızlar gibi olan bu rehberler, insanlığı karanlıktan aydınlığa çıkarır. Her asırda irşad vazifesini yürüten manevi önderler bulunur. Ahir zamanda da bu silsile devam edecektir.

Aslolan, temiz lokma ve doğru ameldir. Hz. Musa (a.s.) bir gün ağlamaktan gözlerinden kan gelen bir kul için şefaat dilediğinde, Allah Teala şöyle buyurmuştur: "Ya Musa, o kulun karnında haram lokma, sırtında haram elbise oldukça, ağlamaktan ölse bile duasını kabul etmem." Demek ki yenilen her haram lokma, insanı zulme ve günaha meyleder; helal lokma ise ibadete ve huzura sevk eder.
Sonuç: Kanaat En Büyük Hazinedir

Akıllı insan; çok para kazanan veya kurnaz olan değil, dinde selametle kalmayı dünyalığa tercih edendir. Hz. İsa (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Dünyadan az şeyi dinin selameti ile kabul edin. Oysaki başka kavimler, az din ile dünya selametini kabul ettiler."

Bugün insanların çoğu "dünyalığım çok olsun da dinim az olsa da olur" yanılgısına düşmüştür. Ev, araba ve eşya hırsı namazı, orucu ve taatı unutturmuştur. Unutulmamalıdır ki; Allah her canlının rızkını taksim etmiştir. Bir filin içeceği su ile bir farenin içeceği su ayrıdır. Az ile yetinmeyip başkasının hakkına göz diken, aslında kendi manevi sonunu hazırlar. Gözü doymayanın gözünü ancak toprak doyurur. Bu haftaki dersimiz şudur: Kanaat, en büyük zenginliktir.

El-Fatiha maassalavat.

Başağaçlı Raşit Tunca Kar©glan





Signing of Hamdullah
Kar©glan Başağaçlı Raşit Tunca
Smileys-2
Reply


Messages In This Thread
KANAAT EN BÜYÜK ZENGİNLİKTİR - by Hamdullah - 12-27-2025, 03:25 AM

Forum Jump:


Users browsing this thread: 1 Guest(s)